Kıymalı tarhana çorbası(Ev tarhanası)

    6/11/2009 · Kategori: Corbalar


    Tarhana çorbasını sevmeyen yoktur galiba!gerçi ben her çorbayı ayırt etmeksizin içerim ama bizim evde maalesef belli çorbalar içilir.Onun içine be kendime yinede bütün çorbaları tek kişilikte olsa hazırlayıp içerim.Tarhanayıda eşim çok sever özellikle kıymalı olunca daha bir iştahla içer.Bende bu sefer kıymalı ev tarhanasını sizlerle paylaşmak istedim.Tarifime gelince:
    MALZEMELER:
    - 3 yemek kaşığı tarhana
    - 2 yemek kaşığı tereyağ veya sıvıyağ
    - 1 yemek kaşığı salça
    - 3 yemek kaşığı kadar kıyma(isteğe bağlı)
    - Tuz,karabiber,kırmızı pul biber(ben acı kullandım)
    HAZIRLANIŞI:
    - Tarhanayı iki su bardağı ılık su ile ıslatalım ve 10-15 dk bekletelim.Tencereye yağımızı alalım içine kıymayı koyup kavuralım.Daha sonra salçayı ekleyelim ve karıştıralım.daha sonra ıslattığımız tarhanayı ekleyelim ve iki su bardağı daha sıcak su ekleyelim.Baharatlarınız tuzunu ekleyelim.Sürekli karıştırarak orta hararetli ocakta pişirelim.Kaynamaya başlayınca altını kısalım ve 10 dakika daha pişirip ocaktan alalım.
    -İsterseniz tarhanayı ıslatmadanda yapabilirsiniz.Ek olarak et suyu tablet kullanabilirsiniz.Su mikrarını azaltıp çoğaltabilirsiniz.Kıvamını istediğinniz gibi ayarlayınız.
    AFİYET OLSUN

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

    0 yorum yazılmıştır

« Önceki Yazılar :|: Sonraki Yazılar »

atarz9.gif

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

Blogtaki yazılardan haberdar olmak için E-MAİL adresini yaz kaydol:

Delivered by FeedBurner

Sohbet

toplistmüzik dinle
Knitting Blogs - BlogCatalog Blog Directory
Genel Genel
firma ekle
Zirve100 Toplist